Sınırları zorlamaktan çekinmeyin

Eskiden yeni programlama dilleri öğrenmekten, yeni teknolojilerle ilgilenmekten çok hoşlanırdım. Birkaç tane dil vardı hedefimde. PHP, C#, Java, C/C++ falan. Bunlar üzerinde uzman olmak isterdim. Zaman ilerledikçe önceliklerim, duygu ve düşüncelerim çok değişti. Piyasada bir miktar tecrübe kazandım. Şuan hiç bilmediğim bir dille bile canavar gibi projeler yapabilirim. O dilin dökümanını okuyup öğrenirim ve projeye başlarım. Dil değişse de bazı teknik kavram ve yöntemler değişmez. Paketlerin yönetilmesi, deploy etmek, kod kontrol mekanizması kullanmak, test yazmak, design pattern kullanılması falan filan. O dille ilgili revaçta olan bir framework varsa onu da öğrenirim. Öğrenip yapma konusunda hiç sıkıntım yok yani.

Belli bir meslek ve hayat tecrübesine sahip olduğunda önceliklerin değişir. İhtiyaçlar ve dolayısıyla sorumluluklar artar. Eski maceraperestliğin neredeyse yok olur. Artık zihnin daha canlı, gözlerin daha keskin, daha uzakları görebilirsin ve sonuç odaklı çalışmaya daha hevesli olursun. Eskiden yeni diller, yeni teknolojiler öğrenmek benim için daha öncelikliyken artık para kazanmak, daha güzel bir hayat sürmek, aileme, anneme babama ve kardeşlerime daha güzel bir hayat sunmak daha öncelikli oldu. Yaş ilerledikçe insanın sorumlulukları daha çok artıyo. Yaş birer birer artarken sorumluluklar ikişer üçer dörder artıyor.

Önceden tek derdim sınavları geçmek ve akşam ne yiyeceğime karar vermekti. Şimdi geçmişe dönüp bakıyorum da ne kadar basit dertlermiş bunlar. O kadar küçük dertlermiş ki o dertlere şimdi tekrar sahip olmak için neler vermezdim. Fakat bu dünyada herkese her istediği verilmiyor. Herşeyin bir zamanı var. Okul hayatı başka, iş hayatı başka, aile hayatı başkadır ve hepsinin zamanı ayrıdır. Bunların geriye dönüşü olmaz ve o zamanın kıymetini bilmek gerekir. 28 yıl sonra anladım ki insan her an en az iki şey yapmalı. Birincisi şuanki zaman için gerekli olan, ikincisi bundan 2 yıl sonra gerekli olan şeye hazırlık. İnsan aynı anda tek iş yapabilir normalde ama doğru şeyleri yaparsa aynı anda çok şey yapmış sayılır. Örneğin ders çalışmak şuanki işi yapmaktır ama sınavlardan geçip yüksek not aldığınızda bu diplomanıza yansır ve daha iyi maaşla daha iyi bir şirkette işe başlarsınız. Aynı anda iki iş yapmış oldunuz. Ya da şuan çalışıyorsunuzdur bu şuanki işi yapmaktır. Kazandığınız parayı biriktirirsiniz böylece gelecekteki bir ihtiyacınızı görmeniz kolaylaşır. Yine aynı anda iki şey yapmış sayılırsınız.

Bazen de hiçbirşey yapmazsınız. İşte bu en büyük iştir. Çünkü birkaç ay sonra o boşa geçirdiğiniz zaman size o kadar pahalıya patlar ki, o kadar ağır sorumlu tutulursunuz ki, o kadar ağır hesaplar vermek zorunda kalırsınız ki bu size hiçbir zaman öğrenemeyeceğiniz bilgileri öğretir. Aynı anda nasıl iki, üç hatta dört iş yapabileceğinizi, bunları neden yapmanız gerektiğini, aynı anda yapabileceğiniz iş miktarının nasıl arttırılacağını öğrenirsiniz. Bu yüzden hiçbirşey yapmamaktan çekinmeyin. Fakat bunu uzun süre yaparsanız tüm varlığınızı bile kaybedebilirsiniz. Belki de bir süre sokakta yatmanız, hatta ve hatta dilenmeniz bile gerekebilir.

Dibe batmaktan asla korkmayın. Çünkü eğer ölmezseniz çok daha güçlü ve akıllı olarak ayağa kalkarsınız. Kesin konuşuyorum çünkü buna mecbursunuz. İnsan iseniz uzun süre yerde kalmak istemeyeceksinizdir ve en dibi gördüğünüz için kendinize çeki düzen verip aklınızı başınıza alıp kendinize bir hedef belirleyip o hedefe doğru koşmaya başlarsınız. Sınırları zorlamaktan asla korkmayın. Çünkü onlar aslında sınır değil.

Bir düşünce üzerine “Sınırları zorlamaktan çekinmeyin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.